A Novelist, columnist & playwright

Ve insan… Ve inan…

Ve insan... Ve inan...

Masum insanların parçaları
Kurumuş yapraklar gibi
Oradan oraya savrulurken,
Kaldırım taşları yağmurla değil
Kanlarla sulanırken
Soğuk ve kan oksijeni emerken
Kendi ölümüyle yeni bir düzene inananlar
Ölümle yaşamı kutsadığını sananlar

Acılarını yadsıyarak
Acı yaratanlar
Acımasızlık nasıl işlemiş tenlerinize
Nefret nasıl işlemiş yüreklerinize
Yaşamlar kana bulanırken
Nasıl inanıyorsunuz sevgiye
Yaşamları yok ederken
Nasıl inanıyorsunuz yeni bir düzene
Yaşamlarınız bunca hiçleşmişken
Nasıl inanıyorsunuz kendinize
Nasıl bu kadar vicdansız
Nasıl bu kadar yok oldunuz…

Sözcükler yetmiyor…
Tümceler bitmiyor…
Yaşamlar bunca hiçleştikçe
Savaş çığırtkanları ellerini ovuşturuyor
Şiddetin şiddeti öylesine dehşetli ki
Babalar, anneler, gençler, çocuklar,
Acımasızca yok oluyor…
Ürkütücü ayak sesleri
bombalarda hayat buluyor.

Ve korku…
Ve şiddet…
Ve silahlar..
Politikalarla birlikte yokluğu besliyor…
Acılar açık yaralar gibi kanamaya devam ederken
Karabasanlar hayallere dönüştürülüp
Akıllar ölümle teslim alınıyor

Ve korkunun korkusu
Ve korkunun nefreti
Çaresizliğin çemberinde dönüp duruyor…
Şiddet ve kanla yazılan tarih
Şiddet ve kanla besleniyor
Şiddet ve kanla çizilen sınırlar
Şiddet ve kanla korunuyor

Ve insan gözünü kırpmadan
Bunca acımasızlaşabiliyorsa
Ve insan hiç düşünmeden
İnançları adına ölümü yüceltebiliyorsa
Ve insan duyarlılığından bunca kopup
Bombalara sığınıyorsa
Ve insan
İnsanlığından bunca uzaklaşabiliyorsa
Sözcükler yetmiyor
Tümceler bitmiyor
Ve şiddet…
Ve kan…
Her yeri kaplıyor…..

Akıl yürüt-me
Duyumsa-ma
Yaşa-ma

İnan!

Ve vahşet…
Ve kan…
Ve İnsan…