|
Ve... Veya... Belki...
"Ve Kadın aşkı arıyor, aşk da Kadını belki. Hep duyguları var kafasında, bir de soruları; acılara, sevinçlere, umutlara, umutsuzluklara, geçmişe ve geleceğe dair. Tabii bir de adam. Hep arıyor aslında, arıyor da bir türlü bulamıyor Kadın. Tam yakaladım dediği anda bir de bakıyor ki elinde kalan hiçbir şey yok. Kadının amacı bulmak değil belki de, yalnızca aramak. Hayal kırıklıklarından böyle kaçacağına inanıyor."
Genç psikiyatrist Eylül, hastanedeki yeni terapi grubuyla tanışmıştır: nedensiz yere baygınlık nöbetleri geçiren Ayten, içine kapanık Ahmet, öfkesine hakim olmakta zorlanan Murat, kekemeliğini yenmeye çabalayan Emre, eşinden nefret ettiğini söyleyerek ağlama krizlerine giren Cavidan ve çevreyle iletişim sorunları olan üniversite öğrencisi Gizem. Eylül, bir yandan hastalarına yardım etmeye çalışırken, öbür yandan da kendi içinde, benliğinde hissettiği huzursuzluğu çözümlemenin derdindedir. Bu yüzden evliliğini ve kocasıyla ilişkisini sorgulayıp dururken, felsefe öğrencisi Gizem’in kendisine incelemesi için verdiği defter, içinde bir şeyleri tetikleyerek bu genç kadını kendi varoluşuyla yüzleşmeye çağırmıştır. Gerçek nedir? Çıkış değişimde mi, aynılığı renklendirmekte midir? Yoksa her şey ve bu arada gerçek kendi halinde varlığını sürdürürken, bizi sıkıntıya sokan şey baktığımız çerçevelere göre tanımların değişmesi midir? Farklı insanların hikâyelerini bir araya getirerek pek çok kesim adına farklı sorular yönelten Meltem Arıkan, Ve... Veya... Belki... adını taşıyan bu ilk kitabında, yaşamı ve özellikle kadınların iç dünyasını psikolojik etkenler ışığında sorgulamaktadır, kimi zaman da roman kişilerinin kendi bilinçakışlarına teslim olarak... |