A Novelist, columnist & playwright

Suskunluk…

Temmuz 2016|Kazete

Sözcükler susar kimi zaman
Tıpkı duygular gibi
Hayaller gibi
Hayal kırıklıkları gibi
Sözcükler susar, duyamazsınız

Acılar susar kimi zaman
Acımasızlıkları gördükçe
Vicdansızlıkları örttükçe
Şahit oldukça insanların insansızlığına
Hayvanların duyarlılığıyla iyileştikçe
Acılar susar, anlatamazsınız

 

Sabır susar kimi zaman
Biriktirdikçe kırılmışlıkları
Biriktirdikçe sahte lakırdıkları
Biriktirdikçe yarınları
Biriktirdikçe ertelenenleri
İmalar sarıp sardıkça seni
Sabırda susar, yorolursun

 

İnanmak susar kimi zaman
İrinler bulaştıkça,
İrinler oluk oluk aktıkça,
Anlar irinlerde boğuldukça
Yaşlar kurur
Yaşlar yaşlanır
Yaşanmayanlar
Yaşanamayanlar
Yaşanacaklara set olur…
Yaşlanır, yaşlanılır…
İnanmakda susar, yarılırsın.

 

Ve yaşam susar kimi zaman
Yaşlanınca mı yaşlanır,
Yaşanmayınca mı?..
Yaşamak?..
Yaşlarla,
Yaşlı,
Gözler mi?..
Zaman mı?..
Yaşamda susar!..
Pişmanlıklar
Avaz avaz
Yaşanmamışlıklarda…

 

Ölüm konuşur kimi zaman

Tüm acımasızlığıyla!…
Savrulurken bedenler ordan oraya…
Yaşam size ragmen alınırken elinizden,
Ve umutlar kanlara bulanırken,
Utanmadan konuşabilenlere
Bakamaz gözlerin!..
Onların sözleri seni kanatır,
Yüzsüzlükleri yüzünü acıtır
Kilitlenir kalırsın…
Düğüm düğüm acılarla
Utanırsın yaşamaya…

 

Ölüm konuştuğu zaman
Susar yaşam…
Ve suskunlukta boğulur,
Gerçekten insan olan….