A Novelist, columnist & playwright

Kendinden sıkılmalı insan…

Kazete | Mayis 2016

Kazete

 

 

 

 

Arada kendinden sıkılmalı insan,
Ama öyle bir sıkılmalı ki
Nefesi kesilmeli mesela
Hareket edememeli
Gülümsemesi dudaklarında donmalı
Kalbinin çarpıntısından,
Tüm bedeni tükenmeli…

Arada kendinden sıkılmalı insan,
Kimseyi görmek istememeli
İnsanlar üstüne üstüne gelmeli
Kalabalıklar boğazını düğümlemeli
Olduğu yerde zincirlenmiş kaçamamalı
Sözcükler yapış yapış,
Sesler kabuslar gördürmeli…

Arada kendinden sıkılmalı insan,
Acılarından…
Geçmişinden…
Doğrularından…
Yanlışlarından…
Duygularından…
İnançlarından…

Arada kendinden sıkılmalı insan,
Ama öyle bir sıkılmalı ki
Hiçbir yerde tutunamamalı
Hiçbir duyguya sarılamamalı
Üstüne üstüne gelen kendi,
Küçücük bir nokta gibi,
Kayıp olmalı…

Arada kendinden sıkılmalı insan,
Büyüklük kompleksinden
Kendini önemsemekten
Çok özel olduğunu düşünmekten
Buradayım diye tepinmekten
Anlaşılamamaktan
Sürekli çırpınmaktan…

Arada kendinden sıkılmalı insan,
Dünyayı kendi etrafında döndürme çabasından
Haklılığını ispat etmeye uğraşmaktan
Başkalarını eğitmekten
Başkalarına özenmekten
Başkalarını adam etmekten
Gerçekten arada sıkılmalı insan…
Ama herkes memnun kendinden,

Kendi aklından
Kendi algısından
Kendi doğrularından
Kendi dev aynasından
Kendi yargılarından
Kendi olmadığı kendi sanrısından…

Kendi kendini
Kendine mahkum eden insan…

Kendi kendini
Yok etmek için
Silaha dönüştüren insan…

Kendi kendini
Önemseyen,
Kendi kendini
Alkışlayan,
Kendi sanallığında
Kendini avutan,
Kendini kandıran
Insan…

Keşke arada kendinden sıkılsan…