A Novelist, columnist & playwright

Kadın Bedenini Soyarsa

Yukarıda yer alan başlık, değerli yazar Meltem Arıkan’ın geçtiğimiz ayın ortalarında “Everest Yayınları” arasında yayımlanmış bulunan romanının adıdır.

08.07.2002 | Sanat Çevresi, Bülent Akkurt

Yukarıda yer alan başlık, değerli yazar Meltem Arıkan’ın geçtiğimiz ayın ortalarında “Everest Yayınları” arasında yayımlanmış bulunan romanının adıdır. Bu roman Meltem Arıkan’ın siz değerli okuyucularıma geçen yılın sohbahar ayları içinde tanıtmış olduğum ilk iki romanını izleyen üçüncü yapıtıdır.

Beni yakından tanıyan, yazılarımı okuyan, radyo söyleşilerime kulak veren ya da çeşitli konferanslarmıda hazır bulunan değrli dostlarım; öyle oturup kalkıp “temcit pilavı” örneği belirli konuları işleyip önlerine sürmediğimi bilirler. Şayet ben herhangi bir sanatçıdan ya da edebiyatçıdan sık sık söz ediyorsam, onun yarattığı eserleri, yazdığı kitapları, şiirleri, öyküleri ve romanları okuyucularımın önüne çıkartmaktaysam bunun bir nedeni olduğunu da dostlarım asla göz ardı etmezler.

İşte, aradan bir yıl geçmiş hatta geçmemiş iken bugün, Meltem Arıkan ve yeni romanı üstüne sizlerle bir kez daha birlikte oluyor isek bunun nedeni; bu genç, yetenekli ve çarpıcı yazarın “Kadın Bedenini Soyarsa”adını taşıyan kitabının, daha mürekkebi bile kurumadan üzerinde toplamaya başladığı ilginin her geçen gün genişleyeceği inancında oluşumdur. Okuyucuların büyük bir beğeni ile okuyacaklarına olan inancımın dışında, edebiyat çevrelerinde ilgi ile karşılanacağına ve çarpıcı tartışmalara neden olacağına da yürekten inandığım bu kitabı; sizlere gelecek ay değil de bu ay duyurabilmek için değerli dostum, kıymetli editörümüz Çetin Akant’ı da sıkıntıya sokarak sayfamızda yer alan yazının değiştirilmesine rica ettim.

Kitap üzerine konuşmadan sizlere Meltem Arıkan’ı üç-beş satırla da olsa tanıtmak isterim. Sayın Arıkan 1968 Ankara doğumlu. Hacettepe Üniversitesi Büro Yönetimi’nden mezun. Evli, Ege adında bir oğlu var.1991-1995 yıllarında çeşitli edebiyat dergilerinde öyküleri ve denemeleri çıkmış. “Ve…Veya…Belki…”, “Evet… Ama… Sanki…” adlarını taşıyan ilk iki romanı “İmge Yayınları” arasında 1999 ve 2000 yıllarında yayımlanmış. “Etkili iletişim ve doğru beden dili kullanımı” konusuda araştırmaları olan ve bu konuda eğitim veren Meltem Arıkan halen bir şirketin halkla ilişkiler ve insan kaynakları grup başkanı olarak çalışmaktadır.

“Kadın Bedenini Soyarsa”, “Bir kadın kendi başına soyunabilir mi?..Bazı sabahlar uyandığında Lâl’in ilk aklına gelen cümle buydu…” diye başlıyor ve böylece, romanın kahramanı Lâl’in öyküsü bir bakıma, kendi kendine sorduğu bu sorunun doğru ve gerçek yanıtını arama ve bulma çabası içinde sürüyor.

Günümüz dünyasında ve özellikle de ülkemiz koşulları içinde bir kadının; iyi bir eğitim görmüş, kariyer sahibi, başarılı bir işkadınının gerçek yeri neresidir? Bir kadın, mutsuz evliliği, gündelik yaşamın olumlu olumsuz etkileri arasında hem gerçek kimliğini arıyor hem de bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor. Yazar bunu şöyle ifade ediyor:

“Kadın, kadını arıyordu. Kadın, kadına hasretti. Kadın, bedeniyle bütünleşmek istiyordu. Kadın yorulmuştu. Kadının içi acıyordu. Kadın, varolmak istiyordu. Ve kadın, kadını ararken, belki de adamı arıyordu. Kadın en sonunda soyunmayı kafasına koymuştu.”

Bir kadının bedenini soyması ne demektir? Bedenin soyulması, bir kadının iç dünyasının gözler önüne serilmesi ile aynı anlamı mı taşımaktadır? Beklenen sonuca, ya da varılmak istenilen sonuca ulaşabilmek o denli kolay mıdır? Kadın bedenini soyarken aradığı huzura ulaşabileceğinden nasıl emin olabilir? O emin olsa bile çevresi, ailesi ve hatta en yakın arkadaşları bunu nasıl değerlendireceklerdir.

Meltem Arıkan, bu romanında da, bundan önceliklerde olduğu gibi; modern kadının sorunlarını ele alıyor. Çok zor ve çapraşık yollardan geçerek ve kalemini büyük bir ustalıkla kullanarak, kadınları kadın yapabilecek erkeklerle, erkekleri erkek yapabilecek kadınların kurabilecekleri dengenin, onları mutluluğa ulaştıracağı inancını savunuyor.

Meltem Arıkan’ın çarpıcı kişiliği ve bu kişiliğin kitaplarına da yansıyan vurucu anlatımı ile “Kadın Bedenini Soyarsa”, öyle kolay okunur ve anlaşılıır romanlardan değil. Ne var ki; olayın özüne ulaştığınız zaman tadına doyamayacağınız kadar güzel ve anlamlı bir roman. Kadın-erkek arasındaki ilişkinin, değişik bir gözle ve değişik bir açıdan bakıldığı zaman ne denli güzel olabileceğinin inanmak çok zor.

Burada şuna da değinmek isterim ki; ilk iki romanını çok beğenmiş olduğum sevgili Meltem’i, bu romanında inanılmaz derecede gelişmiş ve olgunlaşmış buldum. Böyle devam ederek bizlere çok daha güzel yapıtlar sunacağı inancı ile yürekten kutluyor ve siz değerli okuyucularıma da içtenlikle salık veriyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GERİ DÖN