A Novelist, columnist & playwright

Kutsal Olan Bir Tek Sensin

Meltem Arıkan, ‘Beden Biliyor’da sistemin ‘kutsal’ saydığı her şeyi sorguluyor; ailenin, annenin, inançların ‘kutsallığını’ da tartışmaya açıyor. Ona göre, ‘kutsal olan tek şey var o da kişinin bedeni’

14.03.2008 | Radikal Kitap, Defne Kutluğ

Meltem Arıkan, ‘Beden Biliyor’da sistemin ‘kutsal’ saydığı her şeyi sorguluyor; ailenin, annenin, inançların ‘kutsallığını’ da tartışmaya açıyor. Ona göre, ‘kutsal olan tek şey var o da kişinin bedeni’

Meltem Arıkan yeni kitabı Beden Biliyor’da okurlarını yine irkiltiyor, tabuları deviren kalemiyle, oturuna yeni ufuklar açıyor. Meltem Arıkan, okurlarının yakından bildiği aykırı üslubu ile kadınlara ve erkeklere, kendileri hakkındaki inançlarını, algılarını ve ön kabullerini kırmanın yollarını gösteriyor. Üstelik bunu yaparken alıştığımız tarzının biraz dışına çıkıyor ve ironik bir dil kullanıyor.

“Her gün hayvan bedenlerinin yaptığı her şeyi sizin bedeniniz de yapar. İstediğiniz kadar zeki ve entelektüel olun, yine de gerçek değişmez. Beden temiz havaya ihtiyaç duyar, yemek ister, tatmin olmayı talep eder, tuvaletini yapar. Ne kadar pis değil mi?

Oysa ruh hep güzeldir, tuvaleti de gelmez. Beden ısrarla küçümsenir. Oysa başkaldırabilmek ancak bedeni keşfetmekle mümkün olabilir. Çünkü beden bilir ve beden bencildir. Beden doğa gibidir. Adil değildir. İsteklerinin yerine gelmesi için sonuna kadar sizi zorlar. Bu nedenle de bedenlerden korkulur. Bedenler kontrol edilmesi, bastırılması, denetim altında tutulması gereken canavarlara dönüştürülür çünkü o kendisini düşünür.”

Yazar, tam da bu yüzden, bedenlerimizle yüzleşmenin -deyim yerindeyse- her babayiğidin harcı olmadığını söylüyor ve bu teorisini de yine yarı alaycı bir örnekle anlatıyor:

“Ben dediğiniz zaman aslında olduğunuz şeyin beden olması gerçeğinden ölesiye nefret edersiniz. Israrla onu yadsımak veya yok etmek için uğraşırsınız. Bedenin gerçekliğini kabul etmek demek ihtiyaçlarını, seksi, belirlenmiş zamanı ve savunmasızlığı da kabul etmek demektir.

“Tüm bunlara inanan sevgili okur! Bu aldatıcı dünyada, olmayan bedeninle bir tren rayında oturup gelen trenin sana çarpmayacağını düşünürsen ne olur? Aldatıcı dünyanın düşünce gücüyle hareket eden treni ruhsal olan varlığına çarpar ve paramparça olursun. Her yer olmayan bedeninden akan kanlarla kırmızıya boyanır.

Ve bunun adı da facia olur.

Öteki dünya mı? Kim var olduğunu ispat edebilmiş? GERÇEKTEN KİM!..”

Meltem Arıkan, kitabında sistemin ‘kutsal’ saydığı her şeyi sorguluyor; ailenin, annenin, inançların ‘kutsallığını’ da tartışmaya açıyor. Çünkü ona göre, “Kutsal olan tek şey var o da kişinin bedeni”.

Arıkan’ın iğneleyici üslubundan nasibini alanların başında günümüz kadınlarını ve erkeklerini esir alan “istenen kadın-istenen erkek” kavramı geliyor. “İstenen kadın her daim bakımlı, makyajlı ve marka giyinmiş olmalıdır, istenen kadının tırnakları uzun ve kırmızı olmalıdır, istenen kadın topuklu ayakkabılar giyer, vücudu 90-60-90 olmalıdır. İstenen kadın hem iyi anne, hem iyi eş, hem saygın bir kadın olmalı ama fazla dikkat çekmemelidir. Tüm bu söylediklerim erkekler için de aynen geçerlidir.” Oysa, “İstenen olmak için gerekenlerin hepsini yerine getirseniz bile -ki bu mümkün değildir- onlar yamalı bohça gibi üzerinizde sırıtır. Doğal olamazsınız. Bu durumda sürekli öğrendiklerini yapan sirk maymunlarından ne farkınız kalır? ‘Öğrendiklerimi, benden istediklerinizi yapıyorum. Hadi şimdi beni alkışlayın, beni sevin, bana muzlarımı verin…'”

Beden Biliyor, aşina olduğumuz beden dili kitaplarından biri değil. Size nasıl daha etkileyici olabileceğinizi anlatmıyor. Kendine güven dersleri vermiyor. Elinizi kolunuzu nereye koyacağınızı belirlemiyor. Kısacası kendinizi ‘pazarlamayı’ öğretmiyor.

Eğer güzel vakit geçirmek ya da kısa yoldan kolay reçetelere ulaşmak istiyorsanız baştan söyleyelim bu kitap size göre değil. Ama yok eğer elinize bir ayna alıp gerçeklerle yüzleşmeye cesaretiniz varsa…

Hiç durmayın!

Uzun sözün kısası Beden Biliyor aslında bir manifesto… Toplumu değiştirmek, dönüştürmek ve kendi var oluşlarını gerçekleştirebilen bireylerden oluşan bir toplum yaratmak adına bir başkaldırı…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GERİ DÖN