A Novelist, columnist & playwright

Yapmak Serbest, Yazmak Yasak, Öyle mi?

8 Mart kutlamamızı yeni bir kitap yasaklamasıyla aldık: Meltem Arıkan’ın “Yeter Tenimi Acıtmayın” kitabı. Bunu yasaklayan nasıl bir zihniyetti acaba, düşününce ürperdim. “Merak etme, ben susmam,” dedi kızım.

28.02.2004 | BİA Haber Merkezi, Müge Gürsoy Sökmen

Bu ülkede yaşarken, belki de bu dünyada demeliydim, sık sık Nasrettin Hoca fıkrasındaki köyü hatırlıyor insan: Hani köpekleri salıp da taşları bağlayan köyü.

Biz fark etsek de etmesek de 21. yüzyıla girdiğimiz, güvenlik güçlerinin koru(ya?)madığı Güldünya’nın kaçıncı kardeşimiz olarak hepimize öldüğü bu demlerde, 8 Mart kutlamamızı yeni bir kitap yasaklamasıyla aldık: Meltem Arıkan’ın “Yeter Tenimi Acıtmayın” kitabı, “toplumumuzda yaygın olmayan, nefret ve infialle karşılanan gayri ahlaki ilişkilerin bu tür aykırı ayrıntılarla anlatılması(nın) halkın ar ve haya duygularını rencide ede(ceği)” gerekçesiyle toplatıldı.

İddia şöyle devam ediyordu: “Bu suretle anne, baba ve akrabalık değerlerinin yıpratılması, kadınlarımızın aşağılanıp horlandıkları olayların dramatize edilmesi genç kızlarımıza korku vermektedir… Bu tür marjinal ve gayri ahlaki ilişkilerin Türk aile yapısında var olan doğal ve normal ilişkiler gibi okuyucuya sunulması gençlerimizin aile yapımız ve aile bağları hakkında kuşku duymalarına yol açacak ve antisosyal davranışları özendirecektir.”

Haberi duyunca ne kastedildiğini anlama gayretiyle (malum, malul olduğumuz bir hastalık da her edimin arkasında bir mantık aramak) kitabı okumaya koyuldum. Okudukça hayretim arttı, çünkü ben alttan alta da olsa “açık saçık” bir kitapla karşılaşmayı beklerken hayli didaktik tonda yazılmış, bilgilendirici ve “kadını güçlendirici” olmayı amaçlayan bir kitapla karşılaşmıştım.

Bunu yasaklayan nasıl bir zihniyetti acaba, düşününce ürperdim.

Derken yasaların korumayı amaçladığı sevgili aile düzenimin en kırılgan ferdi varsayılan 10 buçuk yaşındaki kızım yanıma geldi: “Ne okuyorsun anne?”

“Yasaklanmış bir kitabı, kızım.”
“A-a, kitap mı yasaklamışlar? Neden?”

Kızımın yaşadığı ülkede bir kitabın yasaklanmasına şaşırabilmesini yaşının küçüklüğüne değil yetiştirilme sağlamlığına vermeyi tercih ederek açıklamaya çalıştım, biraz da okuduğum kitaptan kopya çekerek: “Şey, bu kitapta, özellikle aile içinde, ıııı, çocuklara istemedikleri şekilde davranan ve dokunanlar olduğundan bahsedilmiş, bu da bizim aile değerlerimize…” diye kekelerken, kızım atıldı.

“Ha, taciz yani! Biliyorum, ‘Tavuk Suyuna Çorba’da okumuştum, kızın annesinin yeni sevgilisi kızı taciz ediyordu da sonunda babasıyla yaşamaya gidiyordu kız. Ne yani, bunların olmadığını mı iddia ediyorlar? Televizyonda habire seyrediyoruz ya, tecavüzler, öldürmeler, o-hoooo… Yapmak serbest, yazmak yasak, öyle mi?”

Ben artık kitabı unutmuş, kızımın bu konuda bu kadar rahat konuşabilmesiyle yaşadığım büyük ferahlığın tadını çıkartıyordum: “Hey, bizim zamanımızda çocuklar susardı böyle konularda, annelerin de en büyük korkusudur çocuğumun başına böyle bir şey gelecek ama suçluluk duygusuyla ya da korkuyla susacak diye…”

“Merak etme, ben susmam,” dedi kızım.
“Dedim ya, biliyorum böyle şeylerin yaşandığını, nasıl davranmam gerektiğini de okudum. Suçun kendimde olduğu aklıma bile gelmez, nereden çıkarttın?”
Nereden çıkarttım? Bu kitap niye toplatıldı? Niye???

 

 

 

 

 

 


GERİ DÖN