A Novelist, columnist & playwright

‘Tahrik’ var ama kime

Toplumun ‘Görmedim-duymadım-bilmiyorum’ dediği yasaklı konusu ensesti kitabına taşıdı ve kendini yasaklı yazarlar arasında buluverdi

17.02.2004 | Akşam, Hülya Ünlü

Toplumun ‘Görmedim-duymadım-bilmiyorum’ dediği yasaklı konusu ensesti kitabına taşıdı ve kendini yasaklı yazarlar arasında buluverdi. ‘Yeter Tenimi Acıtmayın’ isimli kitabı Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından hazırlanan bilirkişi raporu gereğince ‘Cinsel arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı olduğu’ iddiasıyla toplatılan yazar Meltem Arıkan büyük bir şaşkınlık ve öfke içinde soruyor: ‘Çocuklara yapılan tacizlerin yetişkin insanların cinsel arzularını nasıl tahrik ettiğini anlamak mümkün değil. Kurul kitabı okurken nasıl tahrik oldu merak ediyorum?’

AB Uyum Yasaları gereğince edebiyat eserlerinin toplatılamayacağını söyleyen Arıkan ‘Kitapta yaşanmış taciz, tecavüz, ensest olaylarını anlatırken amacım bu konuları üçüncü safya haberi gibi yansıtmak değildi. Bu travmaların nelere mal olduğunu anlatmak istedim. Travma yaşayan bir kadın bunu üç kuşağa aktarıyor. Daha fazla ne söylenebilir ki? Muzır Kurulu bu gerçeklerin olmadığını söylüyor. Ama bu olayları yaşayan kadınlar şu anda aramızda yaşıyor’ diyor.

Toplatma kararını nasıl karşıladınız?

Gerekçelerini anlamak için çok uğraştım ama anlayamadım. Ben insanların korkularından kurtulma mücadelesini yazdım. Sanırım Muzır Kurulu insanların korkularından kurtulmasını istemiyor.

Kitabınızın cinsel arzuları tahrik ettiği iddiası var.

Çocuklara yapılan tacizlerin yetişkin insanların cinsel arzularını nasıl tahrik ettiğini anlamak mümkün değil. Cinsel sapkınlıkları lanetlemek yerine tahrik unsuru olarak görmek nasıl bir mantık? Ayrıca Muzır Kurulu’nun kitabı okurken nasıl tahrik olduğunu merak ediyorum. Cinsellikten kaynaklanan travmaları yazmak halkın ar ve haya duygularını rencide etmez. Tersine bu konuların tartışılması toplumu daha sağlıklı bir yapıya kavuşturur.

TÜRKİYE’DE ENSEST VAKALARI ÇOK YÜKSEK

Kitapta anlattığınız taciz ve ensest öyküleri yaşanmış hikayeler mi?

Bu kurmaca bir kitap ama anlattıklarım gerçek. O kadınlar şu an aramızda yaşıyorlar. Ancak kadınlar korkularından kurtulmadıkları için varolamıyorlar.

KADINLAR KADAR ERKEKLER DE TACİZ KURBANI

Kurulun üstünde durduğu konu ensest. Kitapta sadece ensesti mi anlatıyorsunuz?

Hayır. Kitabın ergenlik öncesi dönemde her çocuğun bir travması olduğunu anlatıyor. Ben ensest gerçeğinin de altını çizmek için bir tane de ensest olayı anlattım. Psikiyatri kliniklerine giderseniz ülkemizdeki ensest vakalarının ne kadar yüksek olduğunu anlarsınız. Biz kapalı bir toplumuz, bu yüzden de cinselliğe yönelik çok ufak bir şey bile travmaya neden olabiliyor. Keşke açık bir toplum olsak ve bu korkularla yüzleşsek.

Kitabınızın toplumda bir tabu olan ensesti tartışmaya açacağını düşünüyor musunuz?

Şu anda internette bana gelen mesajların haddi hesabı yok. Bu kitaptan sonra insanlar bana inanılmaz öykülerle geri döndüler. Kadınlar ‘Ben de böyle bir şey yaşadım’ diyerek mail atıyorlar. Üstelik sadece kadınlar değil, erkekler de. Benim onlara yazdığım yanıtları annesine götürüp bugüne kadar hiç anlatmadığı şeyleri anlatan okuyucularım var. Herkes bugüne kadar söylemediği şeyleri söylemeye başladı.

Yazdıklarınızın bu tür travmalar yaşayan insanlara nasıl bir faydası olacağını düşünüyorsunuz?

Bu olayları yaşayanlar başka örnekler gördükleri zaman yalnız değilim, demek ki bu konuşulabilir bir şey diyorlar. Kitapta tacizi ve ensesti anlatırken amacım bunları üçüncü sayfa haberi olarak yansıtmak değildi. Ben bu olayların nelere mal olduğunu anlatmak istedim. Travma yaşayan bir kadın bunu üç kuşağa aktarıyor. Daha ne söylenebilir ki?

AB uyum yasaları göstermelik mi Toplatma kararına karşı ne yapacaksınız?

Şu anda Everest Yayınları itirazda bulundu. Hazırladıkları raporda ‘Romanın hiçbir bilimsel ve edebi yanının bulunmadığı açıktır’ diyerek şahsıma da hakaret eden kurul üyelerine tek tek maddi ve manevi tazminat davası açacağım. Bu işin peşini bırakmayacağım, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğim. AB Uyum Yasaları gereğince edebiyat eserleri toplatılamaz deniyor. O zaman ben şunu da merak ediyorum. AB’ye uyum yasalarını biz göstermelik mi çıkardık?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


GERİ DÖN