A Novelist, columnist & playwright

Ben Bir Kadınım…

Bayan Yani | Mart 2016

Layout 1

Kadın olarak yaşamaktan yoruldum…
Birileri sürekli olarak benim ne giyeceğim, nasıl konuşacağım, nasıl güleceğim, nasıl oturup kalkacağım konusunda konuşmaya kendini yetkili görüyor. Dinlemezsem eğer, şiddet görmem ve hatta tecavüze uğramam normalleşmiş oluyor. Sözlerini dinlemek zorundayım ya da…

Kadın olarak yaşamaktan bezdim…
Düşünmem, sorgulamam, soru sormam istenmiyor, bana sadece biat et deniyor. Rahat, huzurlu, mutlu ve sorunsuz yaşamak istiyorsan, biat et… Benim için geriye tek çözüm kalıyor, beyin ameliyatı olup beynimi aldırmak… Beyinsiz bir ev eşyası olabilsem çok mutlu olacaklar biliyorum… Beyinsiz!…

Kadın olarak yaşamaktan bıktım…
Bedenim bana rağmen kamu malına dönüştü. Çocuk doğurmama, kaç çocuk doğuracağıma, kürtaj olup olmayacağıma, hamile isem yolda yürüyüp yürüyemeyeceğime bile otoriteler karar vermeye başladı. Sanki benim neyi yapıp, neyi yapmayacağıma karar verecek bir aklım yok, ya da aklım olmamalı… Kendi kararlarımı kendim vermeye kalkarsam eğer…

Kadın olarak yaşamak artık eziyete dönüştü…
Öldürüldüğüm için, şiddet gördüğüm için ya da nasıl olmam gerektiğiyle ilgili, ama en çok da sayfaları süslemek için kullanılan bedenimle her gün manşetlerde olmaktan bıktım usandım… Ama itiraz edersem, hele ki isyan etmeye kalkarsam eğer…

Zaman ileriye doğru akarken, kadın olduğum için benden binlerce yıl geriye gitmem bekleniyor. Kadınsam eğer köle olmalıyım… Sessiz, kabullenen, halinden memnun…

Halimden memnun değilsem, dönüp kendime bakmam gerekiyor. Şiddet görüyorum, çünkü hak ediyorum. Tecavüze uğruyorum, çünkü tahrik ediyorum. Tacize uğruyorum, çünkü kuyruk sallıyorum. Çocuk yaşta evlendiriliyorum, çünkü ben potansiyel bir suçluyum. Kadın olmak baştan suçlu olmak demek. Başıma ne gelirse gelsin, SUÇLU benim… Suçumu baştan kabul etmezsem eğer…

Yıllardır aynı şeyleri yazmaktan… Yıllardır aynı şeyleri söylemekten… Yıllardır aynı konuları tartışmaktan ve yılların geriye geriye gitmesinden…

Köle olmayı kabul eden bazı kadınların, her şeyden memnun, erkeklerin beklentilerini haklı bulmasından…
Köle olmayı kabul etmediğini söyleyen bazı kadınların, bu düzen değişmesin diye baskıcı zihniyetle omuz omuza çığırtkanlık yapmasından…
Ve bana sürekli tahakküm etmek isteyen erkeklerin kadın korkularından, zayıflıklarından, iradesizliklerinden ve benim üzerimden iktidar mücadelelerini sürdürmeye çalışmalarından gerçekten bıktım usandım.

Yeter desem yetmiyor…
Bitsin desem bitmiyor…
Kadın olarak yaşamak her geçen gün daha da eziyete dönüşüyor…

Tüm bunlara rağmen bu zavallı erkekler bilmiyorlar ki, kadınlar var olamazsa onların da erkek olarak var olabilmeleri hiçbir şekilde mümkün olmayacak…

Tüm bunlara rağmen bu zavallı erkekler bilmiyorlar ki, kadınlar köle olurlarsa erkekler kendilerini efendi zannederken daha da zavallılaşıp, daha da körleşecekler…

Tüm bunlara rağmen bu zavallı erkekler bilmiyorlar ki, kadınlara uyguladıkları baskılar kadınları susturamayacak, kadınları vazgeçiremeyecek, tam tersi kadınları birbirlerine kenetleyecek…

Kadın olarak yorulmam, bezmem, yılmam asla ve asla vazgeçmiş olmam anlamına gelmiyor. Yoruldukça, bezdikçe, yıldıkça daha da, daha da, daha da öfkeleniyorum… Öfkelendikçe daha da, daha da, daha da bileniyorum ve bilendikçe ASLA ve ASLA vazgeçmeyeceğim, biliyorum.

 

Ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, bir kadın olarak onların beni sokmak istediği kalıba girmeyeceğim.

Ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, bir kadın olarak “hayır” diye haykırmaya devam edeceğim.

Ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, bir kadın olarak bedenimden utanmayacağım ve suçluluk duymayacağım.

Ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, bir kadın olarak ne onlardan, ne de onların yarattığı sistemden korkmayacağım, beni korkutarak yönetmelerine izin vermeyeceğim.

Ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, bir kadın olarak gücümün farkındayım ve gücümü elimden almalarına asla ve asla izin vermeyeceğim