A Novelist, columnist & playwright

Once Upon A Time… · Evvel Zaman İçinde…

March 2010 · Mart 2010

This month, I’m sharing with you a passage from my play “I’m Breaking The Game”. In this International Women’s Day, 8th of March, I wish Kazete readers a life in which they will not be made sleepy by the fairy tales of the patriarchal mindset…

The morally inclined, the self-sacrificing, the well-meaning society of ours, in other words the patriarchal mindset, has told us fairy tales, in order to maintain the Status Quo. We were raised with tales. In these tales, we were always told that Eve was created from Adam’s rib. Listening to the tales made us sleepy. We were put to sleep with these tales. For thousands of years, we had a good nice sleep and thus grown up, now it is time for our own tales.

Once upon a time, mothers and fathers had to make love so that children could be born. After the lovemaking of mothers and fathers, thousands of sperms charged into the ovaries. One strong sperm amongst them was enough to fertilize the egg and from that moment on, the cells begun to transform into a baby. There were two chromosomes that determined gender, one was called X and the other Y. As the cells transformed into a baby, the embryo was formed first. All the embryos, until a certain developmental stage, were carrying the properties of X, thus female. Unless a Y chromosome comes along, the XX chromosomes resulted in a female, if the Y chromosome did come along, the XY chromosomes resulted in a male baby. In other words, all babies spent their initial six weeks as a female for sure, no matter what gender they are.

Once upon a time, of course the scientists knew this fact. However, these scientists, for some reason or another, did not communicate this information to the society. All these grown men, afraid of god knows what, could not come out and say “males are actually mutated females”.

Once upon a time, scientists constantly conducted investigations. If the female substructure that formed during the embryonic stage continued with the XX chromosomes, it formed a woman’s body with her breasts and genitals. If the female substructure mutated with the XY chromosomes, it formed a man’s body still with breasts, but with transformed genitals. As the scientists continued to investigate, imagine what they discovered: the male genitalia was actually transformed from the female genitalia. The outer labia of the vagina became the shaft of the penis; the clitoris became the apex of the penis, and the inner labia transformed into the testicles.

Once upon a time, while the truths were being revealed. It turns out Eve was not actually created from Adam’s rib, but penis was actually a transformed vagina!

Bu ay sizlerle “Oyunu Bozuyorum” adlı tiyatro metnimin içinden bir bölüm paylaşıyorum. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, tüm Kazete okurlarına, erkek egemen zihniyetin masallarıyla uyutulmayacakları bir yaşam dileklerimle…

Hem ahlaklı, hem fedakar, hem de iyi niyetli toplumsal düzen ya da diğer bir değişle erkek egemen zihniyet, düzen bozulmasın diye bize hep masallar anlattı. Masallarla büyüdük. Masallarda Havva hep Adem’in kaburga kemiğinden yaratıldı. Masalları dinlemek bizim uykumuzu getirdi. Masallarla uyutulduk. Binlerce yıldır uyuduk, büyüdük, artık bizim masallarımızın zamanı geldi.

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde çocukların oluşabilmesi için annelerin ve babaların sevişmesi gerekirmiş. Anneler babalar seviştikten sonra binlerce sperm yumurtalıklara hücum edermiş. Güçlü olan bir tek sperm yetermiş yumurtayı döllemeye ve o andan sonra başlarmış hücreler bebek olmak için dönüşmeye. Cinsiyeti belirleyen iki kromozom varmış, birine X demişler, diğerine Y. Hücreler dönüşürken bebeğe, önce embriyo oluşuyormuş. Embriyoların hepsi belli bir gelişim dönemine kadar X, yani dişi oluyormuş. Y kromozomu gelmezse eğer XX kromozomları ile dişi, Y kromozomu gelirse de XY kromozomları ile erkek meydana geliyormuş. Yani anne karnındaki tüm bebekler bir dönemlerini dişi olarak geçiriyormuş.

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, bilim adamları bu gerçeği tabii ki biliyormuş. Bilim adamları bildikleri bu gerçeği nedense topluma bir türlü aktarmıyormuş. Koca koca adamlar neden korkuyorlarsa bir türlü çıkıp da adam gibi “Erkekler mutasyona uğramış dişilerdir” diyemiyormuş.

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bilim adamları sürekli inceleme yapıyormuş. Embriyo döneminde oluşan dişilik alt yapısı XX kromozomları ile devam ederse, memeleri ve cinsel organı ile kadını oluşturuyormuş. Dişilik altyapısı XY kromozomları ile mutasyon geçirirse, memeleri olan ancak cinsel organı farklılaşmış erkek meydana geliyormuş. Bilim adamları incelemeye devam ederken bir de ne görsünler: Erkeğin cinsel organı, kadının cinsel organından dönüşüyormuş. Vajinanın dış dudakları, penisin sap kısmı, klitoris penisin uç kısmı, vajinanın iç dudakları ise testislere dönüşmüyor muymuş?

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde gerçekler ortaya çıkıyormuş. Havva, Adem’in kaburga kemiğinden yaratılmamış meğer, ama penis vajinadan dönüşüyormuş!



GERİ DÖN