A Novelist, columnist & playwright

Inner Conversations… · İç Konuşmalar…

July 2009 · Temmuz 2009

I was a little girl; I became a woman who’s afraid of life. Meanwhile, leaving all my love, dreams and hopes behind… The cruelty makes my insides bleed, finely, just like a pinprick. Sometimes I’m vulnerable, sometimes timid… Sometimes so angry that I even surprise myself… This anger, which is deviously nourished within me… It is as if my flesh-and-bone body has turned into glass. It’s rickety… Can I mend, my past or my future?.. If I shout out “enough”, would anyone hear my voice? My voice… Women’s voice… Isn’t women’s voice equivalent to muteness everywhere?

……………….

I’m amidst a gigantic void, painted with shades of grey; it has neither a beginning nor an end… I revolve around myself, I revolve around you, and there is neither a beginning nor an end… I’m sharpened with despair, like sharp knives… My reflection within the mirror is alien to me. The ‘me’ that tries to get close to you is an alien ‘me’. Why this distance that cannot be overcome? And why is this hatred within me that constantly grows?.. I’m amidst a gigantic void painted with shades of grey, which is going to choke me, which is going to choke us…

……………….

I saw the violence created when the men killed one another mercilessly. It was so full of terror, I was appalled… Meanwhile, lives given by women were being slain by man… My father, her father, fathers, brothers, mothers, sisters, lovers was being violently annihilated into nothing… I saw nothingness… The life that we women gave was being transformed, via fear and violence… We’re silently screaming “enough”, so extensive is the severity of the violence… I ran away, so I wouldn’t be a witness to these annihilations, or be annihilated myself… I am a woman who gives birth to children, like all of you… But I did not give birth to violence.

……………….

I am so much afraid of understanding you… If I do understand, I cannot keep this distance between us intact… The distances that keep us apart… The distances that make it impossible to touch… I am so much afraid of understanding you… If I do understand, I cannot judge; yet I cannot exist without my arsenal… The defenselessness would weaken me, and I cannot deal with weakness. I am so much afraid of understanding you… If I do understand, I would become transparent… Transparency would draw us together… If I get closer to you, I would have no one to reflect my self-hatred upon… If I get close to you and understand you, I cannot look at the self I’ve laid bare… It’s so cold in here; I cannot go out unless I’ve worn clothes over clothes over clothes… I just can’t… I cannot bring down my walls… If I tear down my walls and am left undressed, we would be equals; I can never endure that…

Küçük bir kız çocuğuydum, yaşam korkağı bir kadın oldum. Sevgilerimi, hayallerimi, beklentilerimi hepsini geride bırakırken… Acımasızlık iğne gibi ince ince kanatıyor içimi. Kimi zaman savunmasız, kimi zaman ürkek. Kimi zaman kendimi bile şaşırtacak kadar öfkeli… Öfke sinsi sinsi içimde beslenen… Etten kemikten bedenim sanki cama dönüştü… Kırıldı kırılacak… Onarabilir miyim, geçmişimi ya da geleceğimi?.. Yeter diye haykırsam, duyan olur mu sesimi? Benim sesimi. Kadın sesini… Kadın sesi her yerde sessizlikle eşdeğer değil mi?

……………….

Kocaman bir boşluktayım grilerle boyanan, ne başı var ne sonu… Çevremde dönüyorum, çevrenizde dönüyorum ne başı var ne sonu… Çaresizlikle bileniyorum, keskin bıçaklar gibi… Aynaya bakarken gördüğüm bana yabancı ben. Sana yaklaşmaya çalışan yabancı ben. Aşılamayan bu mesafe, neden? Ve neden içimde bu nefret sürekli büyüyen?… Kocaman bir boşluktayım grilerle boyanan ve beni boğan ve bizi boğacak olan…

……………….

Adamlar birbirini acımasızca öldürürken yaratılan şiddeti gördüm. Öylesine dehşet doluydu ki, ürktüm… Kadınların verdiği yaşamlar adamlar tarafından katledilirken… Babam, babası, babalar, abiler, kocalar, anneler, kız kardeşler, sevgililer dehşetle yok olurken… Yokluğu gördüm… Biz kadınların verdiği yaşam, korku ve şiddetle dönüşüyordu… Sessiz sessiz yeter diye haykırırken şiddetin şiddeti öylesine yoğun ki… Yok edilenlere şahit olmamak, yok edilmemek için kaçtım… Ben de sizler gibi çocuklar doğuran bir kadınım. Şiddeti ben doğurmadım.

……………….

Seni anlamaktan öylesine korkuyorum ki… Anlarsam eğer aramızdaki mesafeyi koruyamam… Mesafeler bizi yakınlaştırmayan… Mesafeler dokunmayı imkansızlaştıran… Seni anlamaktan öylesine korkuyorum ki… Anlarsam eğer yargılayamam, silahsız var olamam… Savunmasızlık beni zayıflatır, zayıflığımla başa çıkamam. Seni anlamaktan öylesine korkuyorum ki… Anlarsam eğer şeffaflaşırım… Şeffaflık bizi yakınlaştıran… Sana yakınlaşırsam kendilik nefretimi kimseye yansıtamam… Sana yakınlaşırsam ve seni anlarsam, açığa çıkardığım kendime bakamam… Burası çok soğuk, üst üste giyinmezsem dışarı çıkamam. Yapamam… Duvarlarımı yıkamam… Yıkarsam ve çırılçıplak kalırsam eşitleniriz, bunu asla kaldıramam…



GERİ DÖN