ENOUGH! NOT TOMORROW BUT NOW… YETER! YARIN DEĞİL ŞİMDİ…
I’ve been beaten and jostled. Not just hurt, almost annihilated. You think if you can destroy my femininity, it’s easier for you to control me. All of you. ALL OF YOU!
My father, brother, husband and son…. All of you. My mother who watched and did nothing. All of you. Every single one of you who just watched. You who turned a blind eye to my oppression and my being torn apart. In the same way that you accepted the oppression of your wives, mothers and sisters. All of you….. I have to stand against this right now. Not tomorrow but now. NOW!
I’m all alone. All of you who keep me down. Your weight is upon me. You’re very heavy. You carry the weight of a thousand years. I have to rise, I have to stand on my feet. Now. I have to stand on my own feet now, tomorrow is too late. ENOUGH!…
Dövüldüm. Hırpalandım. İncinmek mi? Ne incinmesi, yok edilmeye çalışıldım. Kadınlığımı yok ederseniz beni daha kolay yönetebileceğinizi sanıyorsunuz. Hepiniz!… HEPİNİZ!
Babam, erkek kardeşim, kocam ve oğlum… Hepiniz. Buna seyirci kalan annem, hepiniz. Buna seyirci kalan teker teker hepiniz. Benim ezilmeme, yıpranmama göz yumdunuz. Karılarınızın, analarınızın, kardeşlerinizin de ezilmesini kabullendiğiniz gibi. Hepiniz… Ayağa kalkmam lazım, şimdi. Yarın değil, şimdi… ŞİMDİ!
Tek başınayım, hepiniz, üstüme çöktünüz. Ağırlığınız üstümde. Çok ağırsınız. Binlerce yıllık ağırlıktasınız. Kalkmam lazım. Ayakta durmam lazım. Şimdi. Şimdi ayakta duracağım, yarın çok geç, şimdi. YETER!..

